30 Nisan 2012 Pazartesi

Melike GEÇER - Z.Merve ŞAHİN ( YAYGIN BDE YAZILIMLARI )



BİRE BİR EĞİTİM PROGRAMI

Çiçeklerin edebi anlamları anlatılmak istenmiştir. Program yükseköğretime yöneliktir. Amacı ise bu dersi alanlar için, ilgili konu tanıtımı yapmaktır. 


Hedefe uygunluk: Çiçeklerin edebi anlamı öğrenciye kazandırılmak istenmiştir. Bu yönüyle program hedefe uygundur.
Kullanıcıya uygunluk: Program üniversite çağına yönelik hazırlanmıştır ve kullanıcının yaşına ve seviyesine uygundur
İçerik: Dil bilgisi kurallarına dikkat edilmiştir. Edebi olması yönüyle teknik terimlere oldukça fazla yer verilmiştir. Çalışmaya resimlerle görsellik katılmak istenmiştir. Renkler oldukça canlı olmakla birlikte yazımda kullanılan renk seçimi okumayı zorlaştırmıştır. Programa görsellikte katılmıştır. Ancak kullanıcıya görüntü üzerinde herhangi bir değiştirme hakkı verilmemiştir.
Motivasyon: Motivasyonla ilgili herhangi bir durum gözlenmemiştir.


Etkileşim: İçerik hakkında görüntü şansı yoktur. Resimlerle görsellik katılmak istenmiştir.Köprü bulunmadığı için tekrar gözlemleme şansı oldukça uzun sürmektedir. Resimlerle slayt güçlendirilmiştir. Çalışma üzerinde müdahale olanağı sunulmuştur.
Geri bildirim: Geri dönüt söz konusu değildir. Önceki slaytlara geri dönmek için bir seçenek yoktur.

Kontrol: Kişi slayt üzerinde değişiklik hakkına sahiptir. Herhangi bir yönlendirme bulunmamaktadır.

Değerlendirme: bu program kullanıcının yaşına ve seviyesine uygundur. Görsel açıdan yeterlidir. Dili uygundur. Fakat çok fazla teknik terim vardır. Konu hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan bir birey bu programdan yeterince yararlanamayabilir. Öğrencide merak ve öğrenme isteği uyandırmaktadır. İşitsel açıdan desteklenmemiştir. Geri dönüt ve kontrol açısından çok yetersizdir. Tavsiye etmiyoruz.


 NOT: hocam power point sunusu umarım size ulaşmıştır :)






--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

EĞİTSEL OYUN PROGRAMI



Bu program okul öncesi çocuklarına yönelik hazırlanmıştır. Kış ve yaz mevsimlerine özgü kıyafetlerin tanıtımı bu programda yer almıştır.


Hedefe uygunluk:  Kış ve yaz mevsiminde nasıl giyinileceği öğretilmektedir.
Kullanıcıya uygunluk: 4-6 yaş grubuna hitap eden bir etkinliktir.

İçerik: Çocukların hem yaz ve kış mevsimlerini tanımalarını hem de bu mevsimlerde nasıl kıyafetler giyileceğini öğrenmeleri için görsel ögelerle zenginleştirilmiş bir içerik sunulmuştur.


Motivasyon: Kış mevsimini anlatan görüntünün arka kısmında yer alan kardan adamın kullanıcı kıyafeti doğru bildiğinde sevinip ellerini kaldırması çocuğa moral verirken, yanlış bildiğinde titremesi çocuğun yeniden düşünmesine neden olur. Yaz mevsiminde de aynı tepkiler yengeç karakteriyle desteklenir.


Etkileşim: Oyuna başlarken uzaylı karakteriyle başkarakterin İngilizce konuşması devamında doğru ve yanlışların da İngilizce tepkilerle devam etmesi çocukların anlamasını güçleştirmiştir. Fakat görsel ögelerin baskın olması konuşmayı arka plana itmiştir. Oyuna yorum yapılamaz bunun nedeni de okul öncesi çocukların okuma yazma bilmemesi olabilir fakat konulması oyunun eksik yönlerinin giderilmesi için daha uygun olurdu.


Geri bildirim: Oyun içinde istenilen elde edilinceye kadar oynattığı için geri dönütlere ihtiyaç duyulmamıştır. Fakat oyun bitince diğer mevsime geçiş için iki mevsim bitince de en başa dönüş için geri dönütler verilmiştir.


Kontrol: Yönlendirme basit bir şekilde verilmiştir. Uygulamayı durdurucu bir gösterge bulunmamaktadır. Kontrol öğrencidedir.


Değerlendirme: Oyunda seslendirme bulunması fakat etkili bir şekilde verilememesi kullanıcının oyundan sıkılmasına neden olabilir. Oyunun kontrolünün çocukta olması olumlu bir özellik olarak karşımıza çıkmaktadır. Karakterlerin çocukların dikkatini çekecek nitelikte olması oyuna odaklanmasını sağlar. Oyunda kullanılan mevsimlerin yaz ve kış olarak sınırlandırılması öğrencilerin diğer mevsimleri sorgulamasına neden olabilir.


--------------------------------------------------------------------------------------------------------------


BENZEŞİM-SİMÜLASYON OYUN PROGRAMI
 

Kullanıcılara diz ameliyatı, ilgi çekici ve öğretici bir nitelikte verilmiştir. Program ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde hazırlanmıştır.
Hedefe uygunluk: Hedef; hastanın iyileştirilmesi ve ameliyatta geçen olayların farkındalığının sağlanması olduğu için, hedefe uygundur.
Kullanıcıya uygunluk: 12-16 yaş grubu için hazırlanmış bir programdır.
İçerik: Diz ameliyatının nasıl gerçekleştirildiği kullanıcının etkin katılımıyla yapılmaya çalışılmıştır. Görünüm hastane koşullarını genel olarak yansıtmıştır. Hastanın da gerçeği yansıtması içeriği etkin bir hale getirmiştir.
Motivasyon: Kullanıcılara bire bir ameliyat ortamı sunmadığı için (dizin kanamaması, kasları göstermemesi) ameliyattan korkmaları önlenmiş ve bu oyunu oynamayı kolaylaştırmıştır.
Etkileşim: İngilizce olması oyun için dezavantaj olmakla beraber yazıyla bulunabilirliği avantajlı hale getirmiştir. Görüntünün dikkat çekici olması hafızada kalabilirliğini arttırmıştır. Öğrenci oyuna yorum yapabilir, ameliyat ve gereçleri hakkında bilgi toplayabilir.
Geri bildirim: Oyunda doğru olayı buldurana kadar oynattığı için geri dönütlere gerek kalmamıştır.
Kontrol: Yönlendirme en iyi şekilde verilmiştir fakat uygulamayı durdurucu ya da ilerletici bir gösterge ya da ileri ve ya geri tuşu bulunmamaktadır. Kontrol öğrencidedir ve kontrol öğrenme hedeflerine uygundur.
Değerlendirme: Yazılımın seslendirilmesi ve kontrolün çoğunlukla kullanıcıda bulunması oyun için artı bir özelliktir. Fakat ülkemizde yayınlandığı halde İngilizce olması kullanıcıya zorluk yaşatmasına neden olmuştur. Görüntünün kaliteli olması ve korkutmaması insanı oyuna teşvik edip daha çok oynamasına sebep olmaktadır.










10 Nisan 2012 Salı

BİLGİSAYAR DESTEKLİ EĞİTİM


OKULÖNCESİ EĞİTİMDE
BİLGİSAYAR DESTEKLİ EĞİTİMİN ROLÜ

Ahmet Ömer KACAR* , Nurettin DOĞAN**
(*) Gazi Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Elektronik ve Bilgisayar Eğitimi, ANKARA
(**)Gazi Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesi, Elektronik ve Bilgisayar Bölümü, ANKARA
Bilgisayarın birey ve toplum yaşamında giderek yaygınlaşması, yarının dünyasının bugünkünden çok daha değişik, karmaşık verileri düzeyde olacağı izlenimini vermektedir.
İnsanların bu yenidünyaya uyum sağlayabilmeleri ise onların bilgisayarı tanıma ve kullanma becerilerine sahip olmalarını gerektirmektedir. Bu da insanların, olabildiğince erken yaşlarda bilgisayarla tanışması ve planlı bir bilgisayar eğitiminden geçmesiyle olanaklıdır. Bilgisayarla tanışmak ya da bilgisayar eğitimine başlamak için okulöncesi yıllar, çoğu eğitimci tarafından uygun dönem olarak değerlendirilmektedir
Ancak tartışılan konulardan biri çocukların bilgisayarla ne zaman tanışmaları gerektiğidir.
Okulöncesi dönem çocukların çok meraklı oldukları ve her şeyi öğrenme hevesinde oldukları bir dönem olduğu için uygun olabilir. Bu konudaki tek sorun çocukların henüz okuma yazma bilmedikleri için bilgisayar kullanımında zorluk çekebilecekleri ve belki de yeni bir yazılıma ihtiyaç duyulacağıdır. Bu arada bilgisayar amaç değil eğitimde araç olmalıdır. Aksi takdirde çocuğun gelişimine zarar verebileceği de düşünülmelidir. Bir eğitimcinin ya da eğitim ortamının yerini tutamayacağı da unutulmamalıdır.

Kaçar ve Doğan'ın yazmış olduğu makalede bilgisayar destekli eğitimin okul öncesi dönem için olumlu ve olumsuz yanları vurgulanmış ne yapılması gerektiği konusunda bilgiler sunulmuştur.Bizlere BDE'nin yararlı olduğunu ancak ne zaman ve ne şekilde kullanmamız gerektiğinin önemini verdikleri için kendilerine teşekkür ediyoruz.


KAYNAKLAR
[1] Yaşar, Ş., Okulöncesi Eğitimde Bilgisayar
Öğretimi, Yrd. Doç. Dr. Ayşen Gürcan
NAMLU, Anadolu Üniversitesi Yayınları,
Eskişehir, 2004.
[2] Ertürk, S., Eğitimde Program Geliştirme,
Yelkentepe Yayınları, No:4, Ankara, l979.
[3] Ömeroğlu E., M.E.B. Halk Eğitimi
Merkezlerinde Uygulanan Anne Eğitimi
Kurslarına Genel Bir Bakış, Gazi Üniversitesi
Meslekî Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi ve
Ev Yönetimi Eğitimi Bölümü, Ankara, 1997.
[4] Tuğrul, B., “Çocuk Gelişiminde Anaokulu
Eğitiminin Önemi”, Bilim ve Aklın
Aydınlığında Eğitim Dergisi, Sayı:62, 2005,
1-3.
[5] Küçükturan, G., “Okul Öncesi Fen
Öğretiminde Bir Teknik: Analoji”, Milli
Eğitim Dergisi, Sayı:157, 2003, 1.
[6] Turan, F., “Okul Öncesi Eğitim Kurumları
Yönetmeliği ve Programının
Değerlendirilmesi”, Milli Eğitim Dergisi,
Sayı:162, 2004, 1.
[7] Yılmaz, A., “Eğitim Yönetiminde
Bilgisayarlardan Faydalanmanın Avantajları
ve Dezavantajları”, Milli Eğitim ve Sosyal
Bilimler Dergisi, Sayı:166, 2005, 1-7.
[8] Demirel. Ö, ve Seferoğlu S. S., Öğretim
Teknolojileri ve Materyal Geliştirme, Pegem
Yayıncılık, 2001.
[9] Şimşek, A., Yeni Öğrenme Modeli ve
Eğitimde Bilişim Teknolojileri: Bilgisayar
Destekli Eğitim Raporu, Koç Üniversitesi,
İstanbul, 1999, 1-19.
[10] Yürütücü, A., “Bilişim Toplumunda
İlköğretim Sürecindeki Eğitim Teknolojileri”,
I.Uluslararası Eğitim Teknolojileri
Sempozyum ve Fuar Bildirisi, 5-37, 2002,
Sakarya Üni.
[11] Arı, M. ve Bayhan, P., Okul Öncesi
Dönemde Bilgisayar Destekli Eğitim, Epsilon
Yayıncılık, İstanbul, 2002.
[12] Karabaş, Z., “Ailenin Tutumu Önem
Taşıyor. Bilgisayarınızın Çocuğunuzun Sosyal
Gelişimine Artı Bir Değer Kattığını Biliyor
muydunuz?”,Bebeğim Dergisi, Sayı:59, 2001,
10.
[13] Bandura A., and Pastorellli C., and
Barbaranelli C., and Cappara G.V., “Self-
Effcacy Pathways to Childhood Depression”,
Journal of Personality and Social Psychology,
76, 2, 1999, 258-269.
[14] Skemp R., The Psychology of Learning
Mathematics, Penguin Boks, New York,
1986.
[15] Büyüköztürk, Ş., “Sosyal Bilimler İçin
Veri Analizi El Kitabı”, Pegem Yayıncılık,
Ankara, 2002.
[16] Büyüköztürk, Ş., “Deneysel Desenler
Öntest-Sontest Kontrol Grubu Desen ve Veri
Analizi”, Pegem Yayıncılık, Ankara,

1 Nisan 2012 Pazar

TÜRK EFSANELERİ
AY İLE GÜNEŞ
Güneş güzelliği dillere destan bir kızdır; hem kibar hem nazik bir kızdır. Gökyüzünde dolaştıkça bütün yıldızlar ona aşık olur, yolunu gözlemeye başlar. Kız, yolunu gözleyenlerin sayılarının pek çok olduğunu görünce gözlerinden alevler yaymaya başlar. Bu alevlere dayanamayan yıldızlar yanıp kül olurlar, güneş doğduğu zaman yok olurlar.

   Ancak yıldızların güneşe  karşı sevgileri sonsuzdur; Akşam karanlığı basınca onlar yeniden dirilip gözyüzüne dizilmeye başlarlar. Ama güneşin yıldızlarından ay pek meraklıdır.  Çünkü o, bir tane olduğu için kendini parçalayabilmektedir. Bazende hasretinden nazlanıp durur. Güneş de onu görünce ay, buluttan yüzüne  bir perde çekip arkasına saklanıverir.


  Bir gün ay, güneş ile görüşmeye gider. Güneş ayın güzelliğini görünce birden kalbi oynamaya başlar. Bakar ki ay kendisinden daha güzel, düşüncelere dalar, en sonunda aya der ki:

  ''Eğer beni canu gönülden seviyorsan yüzündeki kara benini tırnağınla kopar,bana ver. Ben onu avcumun içinde görmek istiyorum.''

   Ay, hiç düşünmeden sevgilisinin isteğini yerine getirir. Tırnağı ile kopardığı yüzündeki beni güneşe verir. Güneş kahkaha ile gülerek ayın bu fedakarlığına der ki:

  '' Senin bütün güzelliğin bu bende idi;  onu da koparttım. Şimdi en güzel sen değilsin benim.''

  Ay, güneşin bu sözlerine şaşakalır, ne yapacağını bilmez, yüzünden akan kanla kalakalır.

  O zamandan beri ayın yüzü lekelidir. Ay güneşten ayrıldıktan sonra onu bir daha görmek istemez. Güneş ise yaptığı oyundan pişman olur, aya ne kadar cilve yapsa da sonuç alamaz.

  İşte bu sebeple güneş çıktığı zaman ay yüzüne perde çekip yüzünü gizler; güneşe, bir daha yüzündeki lekeyi göstermek istemez.

28 Mart 2012 Çarşamba

Ömer Dinçer 4+4+4 sistemini anlattı

20 Mart 2012 Salı 08:37
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, 4+4+4'le gelen yeni sistemi gazetecilere anlattı. Ömer Dinçer 4+4+4 sistemine değinerek bakın neler söyledi...

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer 4+4+4 sistemiyle ilgili merak edilen soruları açıklarken; okula başlama yaşının alt sınır 60, üst sınır 72 ay olarak öngörüldüğünü söyledi. Bakan Dinçer, ilköğretime erken başlayan çocuklar için ilk 4 yılın programının değiştirilerek yeni bir müfredatın yapılacağını söyledi.
Bakan Dinçer, 4+4+4 sistemiyle ilgili şunları söyledi:

"SORUNLARI ÇÖZMEYECEK"

Bu kanun, eğitim sisteminin sorunlarını çözen bir kanun değil sadece yapısal düzenleme yapan bir kanun. Bazı sorunlar bugünkü kanun çıkmasa da vardı, çıktığında da devam edecek.

YENİ GELENLERE YENİ SİSTEM

Yeni sisteme geçerken, bugün itibarıyla okullarda olan çocuklarımızın derslerinde herhangi bir program değişikliği yapılmayacak. Şu an okula devam eden çocuklar mevcut program neyse ona devam edecek. Geçiş sürecinde bir süre çifte müfredat uygulanacak. Bu yıl birinci sınıfa başlayanlar normalden bir yıl erken başlayacağından müfredat yeniden düzenlenecek.

"KÖY OKULLARI YENİDEN AÇILABİLİR"

Yeni sistem hayata geçmeden önce yerel düzeyde derslik belirleme çalışmalarının yapılması gerekiyor. İl Milli Eğitim müdürlerine talimat verdik. Taşımalı eğitim nedeniyle boşalan köy okulları var. Yeni sistemle yerel düzeyde ortaya çıkacak okul ihtiyacı göz önünde bulundurularak bunların yeniden açılıp açılmayacağı konusunda kararlarımızı vereceğiz.

ÜST LİMİT 72 AY

Okula başlama yaşı bir yaş erkene alınıyor. Şu anda okula başlamada 72 ay alt limittir, biz bunu üst limit haline getirdik. Okula başlamada alt limit ise 60 ay olacak. Böylece çocuklarımızın ömründen bir yıl kazanacağız. 0 48-60 ay aralığı da okul öncesi.

ALEVİLİK SEÇMELİ DERS OLABİLİR

Din dersinin verilmesi gerektiğine inanıyorum. Gerçek anlamda bir din dersinden bahsediyorsanız, çocukların kendi dinlerini ve inanışlarını öğrenebileceği bir bilginin verileceği ders anlaşılmalıdır. O yüzden de Müslüman çocuklar İslam'ı, Hıristiyanlar Hıristiyanlığı, Musevi çocukların Museviliği öğrenecekleri bir din dersi konulursa ancak bu isteğe bağlı olarak verilebilir. Alevilik de bunun içinde olabilir. Şu anki din dersi daha çok genel dini kavramların ve ahlaki kavramların öğretildiği, toplumsal sorumlulukların açılandığı bir değerler eğitimi mantığı üzerinde kurgulanabileceğini ve verilebileceğini düşünüyorum.

KÜRTÇE'YE HOCA BULURUZ 

Kürtçenin seçmeli ders olması durumunda hoca ihtiyacını karşılayabiliriz.

HAFIZLIK EĞİTİMİ

Hafızlık eğitiminde bir takım yasaklar vardı. İlkokulu okurken Diyanet'teki bir kursa öğrenciler katılamıyordu. Okulöncesi döneminde bir dini eğitime katılamıyordu. Bir kanun düzenlemesi yapıldı ve yaz döneminde din eğitiminin önü açıldı.

anlamsız ilginç kitaplar

Sayın okur! Sayın okur! Acilen bu kitabın iç sayfalarından bekleniyorsunuz! Cenevre Üniversitesi Gıdıklamadan Güldürme Ana Bilim Dalı Başkanlığı’nca okunması önerilen bu kitap bilmek, didiklemek ve hemen akabinde gülmek isteyenler için Mine Sota atölyelerinde kalp ve zekâ prodakşınlığında yazılmıştır. Ünlü Türk düşünürü Sibel Can’ın da dediği gibi “Senin sevdiğin hırkamı giydim, senin geçtiğin yollardan geçtim, senin indiğin vapura bindim, senin aldığın kitabı okudum.” aşkı ve sadakatiyle okunacak bu kitapta bizzat siz, biz, onlar, şunlar ve de bunlar anlatılmaktadır… Düşüncelere ve düşlere rahatça sürülebilen macun kıvamındaki bu şifalı kitap, anında hücrelere nüfuz edip ruhsal şişkinliğe ve kafa yorgunluğuna birebir gelme özelliğine sahiptir. Aç karnına ya da tok karnına alınması no problemdir. Gülmeye aç moralleri doyurduğu halde egoları bir gram bile şişmanlatmaz. Çocukların erişebileceği yerlerde bulundurulmasında da hiçbir mahsur yoktur. Bu kitabı okuyun, dünyaya bakışınız değişsin. Otursun dünya size baksın. Oh olsun!

merhaba

merhaba ben melike:)
üniversite 1.sınıf öğrencisiyim.bilgisayar dersi kapsamında bu sayfayı açmış bulunuyorum.sayfayı devamlı kullanmak istediğim için de sevdiğim yazıları paylaşmak istedim.şimdilik bu kadar görüşmek üzere...